SEVGİLER DİYARI's profileSEVGİLER DİYARIPhotosBlogGuestbookMore Tools Help

Blog


    April 26

    Parmak Ucunuzdaki Gizli Dünya

    Kadının bilinmeyen anatomisi

    • Kadın dış genital bölgesinde iki ayrı anatomik yapı daha var: Vulva ve klitoris.

    Vulvanın Yapısı

    • Kadının dışarıdan bakıldığında görülen genital bölgelerinin tümüne topluca vulva adı verilir. Vulva, kadın dış genital bölgelerine karşıdan bakıldığında üstte mons pubis, ("Venüs tepesi"; Venüs=aşk tanrısı), altta anüs ve yanlarda dış dudaklar tarafından sınırlanan bölge.

    • Mons pubis, leğen kemiklerinin önde birleştiği bölgenin üzerinde bulunan yağ dokusu, cilt ve genital kıllardan oluşan kısım.

    • Dış dudaklar sağlı sollu olarak mons pubisten anüse doğru uzanır. İdrar deliği ve vajina girişinin etrafını sararlar ve bu yapılar da tüyle kaplı.

    • İç dudaklar ise sağlı sollu dış dudakların iç kısımlarında yer alan, klitorisin üst kısmından vajina girişinin altına uzanan kıvrımlı yapılar. Bazı kadınlarda dış dudaklar iç dudaklardan daha büyük yapıda olup "dışarı taşabilir".
     

    Klitorisin de bir işlevi var

    • Klitorisin bilinen en önemli işlevi kadının orgazm olmasını sağlar. Gebe kalabilmeyle, idrar yapma işleviyle, adet kanamasıyla bilinen hiçbir ilgisi yoktur.

    • Klitorisin tam olarak kanıtlanmamış diğer bir işlevi de cinsel ilişkide sertleştiğinde idrar deliğini kapatmak ve bakterilerin mesaneye girişini engellemektir. Muhtemelen kolların şişerek sertleşmesi de vajina kanalının nispeten gerilmesini sağlayarak penisin girmesini kolaylaştırıyor

    Klitorisin yapısı

    • Dişinin en hassas cinsel organı. Klitoris 2,5-4 cm. uzunluğunda ve 3 mm kalınlığında bir organ. Kasık kemiklerinin birleştiği noktanın ortasında olup, küçük dudakların yukarda birleştiği kısma dek uzanır. Büyük dudaklar arasındaki yumuşak dokunun içinde yerleşik.

    • Klitoris dıştan görünen bir baş (glans), ve vulvanın içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru uzanan iki kolu olan gövde kısmından oluşur. İç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiğinde klitorisin dıştan görünen kısmı daha bariz hale gelir.

    • Gövde kısmı dışarıdan görülmediğinden çoğu kişi klitorisi yalnızca düğme şeklinde basit bir yapı sanır. Ancak klitoris glans ve yanlara uzanan kollarıyla adeta bir "ters V" şeklinde bir yapıdır.

    • Klitorisin gövdesinde yer alan kollar içerisinde aynen penisteki gibi cinsel uyarılma esnasında içleri kanla dolarak sertleşen süngerimsi yapılar var.
     
    Klitorisin de bir işlevi var

    • Klitorisin bilinen en önemli işlevi kadının orgazm olmasını sağlar. Gebe kalabilmeyle, idrar yapma işleviyle, adet kanamasıyla bilinen hiçbir ilgisi yoktur.

    • Klitorisin tam olarak kanıtlanmamış diğer bir işlevi de cinsel ilişkide sertleştiğinde idrar deliğini kapatmak ve bakterilerin mesaneye girişini engellemektir. Muhtemelen kolların şişerek sertleşmesi de vajina kanalının nispeten gerilmesini sağlayarak penisin girmesini kolaylaştırıyor.
     

     
    Haz için klitorisin büyüklüğü önemli mi?

    • Klitorisin büyüklüğü kadının cinsel duyarlığında rol oynayan bir etken değil. Klitorisi büyük olan kadınların cinsel açıdan daha duyarlı oldukları görüşü yanlış.

    • Klitorisin aşırı büyük oluşunun nedeni erkek hormonlarının fazlalığı (Androgen) olabilir ya da hormon tedavisi buna yol açmıştır. Ayrıca seneler süren Klitoris-mastürbasyonu bu büyüklüğün nedeni: Bu durumlarda Androjenin etkisiyle duyarlılık artabilir.

    • Klitorisin kasık kemikleri arasındaki yerinin üstte ya da daha derinde oluşu duyarlılıkta rol oynamaz.
     
    Yeterince uyarılma nasıl gerçekleşir?

    • Cinsel birleşme sırasında klitorisle erkek cinsel organı arasında doğrudan doğruya bir ilişki yok. Buna karşın klitoris yeterince uyarılmakta ve bu üç şekilde olmakta:

    1) Erkek cinsel organı döl yoluna girerken küçük dudakların üzerinden kayar ve bu da klitorisi etkiler. Yine kıvrılarak çıktığından uyarı tekrarlanır. Cinsel birleşme sırasındaki ritmik hareketlerle klitorisin yeri değişir böylece uyarı yine sağlanır.

    2) Klitorisi meydana getiren süngerimsi doku kasık kemiğinin alt kısmında sağ ve sola açılan iki açıyı oluşturur. Bu açılar döl yoluyla yakın ilişkide olduklarından döl yolunun içindeki erkek cinsel organının hareketleri bu açılar aracılığıyla klitorise aktarılır.

    3) Çiftlerin yüz yüze oldukları tüm cinsel birleşme şekillerinde kadın ve erkeğin kasıkları üst üste gelir, bu da klitoris üzerindeki ritmik bir basınca yol açar.
     
    Orgazm nerede olur?

    • Biri döl yolunda, diğeri klitoriste olmak üzere ayrı türden iki orgazmdan söz etmek yanlış. Orgazma çeşitli şekilde ulaşılabilir: Cinsel doyuruya yalnızca klitorisin erkek tarafından uyarılması ya da kendi kendini tatmin yoluyla (bazı kadınlar göğüs uçları uyarıldığında da orgazma ulaşmaktadırlar) da erişilebilir.

    • Fakat nasıl ve ne şekilde orgazma ulaşılırsa ulaşılsın orgazm daima döl yolunda olur ve belden itibaren tüm organizmayı kapsar. Cinsel gerilim orgazm sonunda giderilince klitoris küçülerek kasık kemikleri arasındaki yerine çekilir ve artık uzunluğu cinsel gerilim sırasındaki uzunluğun yarısıdır.
     

     

    Her zaman işe yarar mı?

    • Klitoris gerçekten de cinsel uyarı bölgeleri içinde en duyarlı olanı. Fakat hiçbir zaman kadını alevlendirmek için çevrilmesi yeterli olan bir düğme olmamış. Cinsel bilgisi olmayan ya da bu konuya hazırlıksız kadınlarda klitorise dokunulması zevkten çok nefret duygusunu kamçılayabilir.

    • Cinsel uyarıma yatkın kadınlarda ise klitoris zevk duygusunu kamçılar. Bu organ önce uyarımları toplar sonra da zevke dönüştürür. Kan hücumuyla belirginleşen klitoris, aldığı uyarımları omurilikteki cinsel merkezlere iletir. Böylece cinsel bölgedeki sinirlerde, kaslarda ve damarlarda değişiklik ve tepkilere yol açarak orgazmı hazırlar ve yalnız klitoris böylesi bir etki yapabilmek için zamanında ve yeterli oranda uyarılmalı.

    • Klitorise doğrudan doğruya dokunulduğu zaman uyarımla, öfkeye yol açan tahriş olma arasındaki sınır belli belirsizdir.
    Erkekler yanlış biliyor


    • Klitoristeki bu değişiklik en tecrübeli erkekleri bile bazen şaşırtır. Klitorisle teması kaybettikleri zaman, bu değişikliği kadındaki cinsel gerilimin kayboluşuna yorarlar. Oysa durum tamamen tersinedir. Klitorisin bu andaki duyarlılığı öylesine fazladır ki direkt bir temas zevk vermekten çok acı verir.

    • «Cinsel El kitaplarının» yanlış propagandası bu durumda birçok erkeğin ters davranışına yol açmaktadır: Erkekler parmakla klitorisi tekrar bulmak isterler. Bu boşuna manipülasyon kadını tahriş ettiği gibi. cinsel gerilimin de kaybolmasına yol açar. Eğer klitoris yeniden uyarılmak isteniyorsa, Venüs tepesinin hafifçe okşanması yeterli.
     
    Klitoris penis karşılaştırması

    • Klitoris embriyolojik olarak penisle aynı kökene sahip ve bu anlamda penisin kadındaki tam karşılığı olarak kabul edilebilir. Lakin klitorisin peniste olduğu gibi ejakulasyon ("boşalma") ve idrar yapma ile ilgisi yok.

    • Klitoris damar ve sinirlerden oldukça zengin bir yapı. Ortalama büyüklükte bir klitoriste yaklaşık 8000 sinir lifi bulunuyor. Bu lif yoğunluğu peniste bulunanın yaklaşık iki katı ve vücudun başka hiçbir bölgesinde bu kadar yoğun sinir lifi yok.

    • Klitoris büyüklüğü kadından kadına çok önemli değişiklikler gösterebiliyor. Baş ve gövde toplam uzunluğu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan uzunlukta olabiliyor.

    • Klitorisin baş kısmının büyüklüğü de oldukça değişkendir ve 3-8 milimetre arasında olabilir. Klitoris büyüklüğü ile orgazmın nitelikleri arasında herhangi bir ilişki saptanabilmiş değildir.

    • Klitorisin büyüklüğü kan testosteron ("erkeklik hormonu") seviyeleriyle ilişkilidir. Östrojen seviyesiyle klitoris büyüklüğü arasında bir ilgi olmaması nedeniyle menopoz sonrası kan östrojen seviyeleri düştüğünde genital bölgenin diğer kısımlarında atrofi (gerileme) olurken bu yapının büyüklüğü değişmez. Gebelik döneminde klitoris mekanik ve damarsal değişikliklere bağlı olarak kalıcı bir büyüme gösterebilir.

    • Klitoris uyarıldığında hem baş hem de gövde içi kan dolarak sertleşen bir yapıdır. Bu, erkekteki ereksiyonun (sertleşmenin) tam karşılığıdır. Tam uyarılmış bir klitorisin baş kısmı iki katı kadar büyüyebilir. Büyüyen baş kısmı dışarıdan daha bariz görülebilir hale gelir.
     

     

    Kendi bedeninde yolculuk: Mastürbasyon

    • Mastürbasyon yapan bir çok kadın hala utanç duyuyor. Oysa kendi bedenini "keşfeden" her genç, bu yolculuğa çıkıyor ve kendi isteklerini, arzularını tanıma fırsatı bulabiliyor. Öte yandan, evli olup bunu yapmak zorunda olan çok kadın var...

    • Mastürbasyon bir çok kadın için kurtarıcı rolünde adeta. İkili ilişkilerde "yarıda kalan" kadınlar için vazgeçilmez bir yöntem. Bu arada yalnızların en sık kullandığı bir yöntem olduğunu da söylemek gerekir. Hatta mastürbasyon, sevgilisi ya da eşiyle birlikteyken orgazm olamayan kadınlar için bir "emniyet sübabı" görevinde.

    • Kendi bedeninizde yolculuğa çıkıyorsunuz ve binlerce yol keşfediyorsunuz. Ve bu yolu sadece siz biliyorsunuz. Kadınlar, elle doyumun en keyifli yanının da bu olduğunu söylüyorlar. Kadınların büyük bir çoğunluğu elle klitorisi uyararak mastürbasyon yapıyor.

    • Elle doyumdan önce, zihin olarak kendini hazırlamak gerekir. Önce düşünsel olarak uyarılmış olmak şart. Klitorisi uyarmak için parmak uçları kullanılabilir. Fakat bütün bölgede, hafif darbelerde bulunmak daha iyi olabilir. Daha çok, uyarıldıkça klitorisin üstünü okşamaya başlar ve onun üzerinde hızlı, titrek daireler çizerek sonunda orgazm olabilirsiniz.
     

    Klitorise Freudyen bakış

    • Klâsik Psikanaliz bile klitorisin değersiz bir penis olduğu savında. Gerçi Sigmund Freud ergenlik öncesi çocukluk devresinde, klitorisin dişi cinselliğinin gelişiminde önemli rol oynadığını kabul etmiştir, fakat klitorisin aracılığıyla duyulan cinsel zevkin erkek karakterli olduğunu ileri sürmüştür.

    • Freud'un öğrencisi Helene Deutsch «Kadın Psikolojisi» (1948) adlı yapıtında şöyle demektedir: «Erkek yapılı, zavallı bir artık.. Döl yolundaki gelişime ve zevke katılmaya bir türlü razı olmuyor.»

    • Oysa açıklayıcı cinsel bilim bu Anti-Klitoris propagandasına karşı çıkmış ve erkeklerin ilgisini bu organa çekmiş: cinsel bakımdan soğuk kadınların birleşme öncesi klitorisleri uyarılacak olursa, orgazmın bu kadınlarda bile kolaylıkla gerçekleşebileceğini erkeklere göstermiştir.

    • Katolik ahlâk kuralları bile, kadını cinsel birleşme öncesi hazırladığı ve böylece üremeyi olanaklaştırdığı için, klitorisin uyarılmasını önermekte.
     
    Klitorisin Sırrı (Parmak Ucunuzdaki Gizli Dünya)

    Bu kitap cinselliğe bakışınızda bir devrim yaratabilir.

    • G noktası efsane mi gerçek mi? Kadınlar gerçekten boşalıyor mu? Anne karnından itibaren hayatımızda vazgeçilmez bir yer edinen mastürbasyon, cinsel hayatımızda nasıl harikalar yaratıyor? Muhteşem ve aktif bir cinsel hayat için gerçekten bir partnere ihtiyaç var mı? Antik cinsel ritüeller modern hayatta nasıl yeniden canlandırılıyor? Batı 'da gittikçe yaygınlaşan cinsellik atölyeleri ve seks antrenörlüğü nasıl işliyor?

    • Yüzyıllar boyunca yanlış anlaşılan ya da ihmal edilen klitoris, kadın bedeninde bütün işlevi zevk vermek olan tek bölge. Amerikalı seks eğitimcisi Rebecca Chalker, klitorisin yeniden keşif hikayesini adeta tek bir kitaba sığdırılmış, kapsamlı bir cinsellik semineri olarak sunuyor. Erkek merkezli cinselliği kendine yol edinen bütün kadınlar için elinizdeki kitap, mucizevi bir çıkış olacak. Erkekler içinse hayal bile edemeyecekleri zenginlikte bir cinsel dünyaya yolculuk başlayacak.

    Klitorisin gizli dünyası

    Hebergeur d'imagesKlitorisin gizli dünyası
    Klitorisin Sırrı (Parmak Ucunuzdaki Gizli Dünya)

    Bu kitap cinselliğe bakışınızda bir devrim yaratabilir.

    • G noktası efsane mi gerçek mi? Kadınlar gerçekten boşalıyor mu? Anne karnından itibaren hayatımızda vazgeçilmez bir yer edinen mastürbasyon, cinsel hayatımızda nasıl harikalar yaratıyor? Muhteşem ve aktif bir cinsel hayat için gerçekten bir partnere ihtiyaç var mı? Antik cinsel ritüeller modern hayatta nasıl yeniden canlandırılıyor? Batı 'da gittikçe yaygınlaşan cinsellik atölyeleri ve seks antrenörlüğü nasıl işliyor?

    • Yüzyıllar boyunca yanlış anlaşılan ya da ihmal edilen klitoris, kadın bedeninde bütün işlevi zevk vermek olan tek bölge. Amerikalı seks eğitimcisi Rebecca Chalker, klitorisin yeniden keşif hikayesini adeta tek bir kitaba sığdırılmış, kapsamlı bir cinsellik semineri olarak sunuyor. Erkek merkezli cinselliği kendine yol edinen bütün kadınlar için elinizdeki kitap, mucizevi bir çıkış olacak. Erkekler içinse hayal bile edemeyecekleri zenginlikte bir cinsel dünyaya yolculuk başlayacak.
    Kadın vajinadan ibaret değil!
    Çoğu kadın ve erkek, kadınların dış genital bölgelerinin yalnızca vajinadan ibaret olduğunu sanır. Gerçekte kadın dış genital bölgesinde iki ayrı anatomik yapı daha vardır: vulva ve klitoris.

    Klitorisin unutturulan tarihi
    Klitoris ve penis, 2 bin 500 yıldan daha uzun bir süredir, düzenekleri hariç her açıdan eşit kabul edildiler. Ancak on sekizinci yüzyıldan sonra, bu bilgi git gide bastırılıp unutuldu ve klitorisin tanımı, geniş bir orgazm sisteminden, bezelye boyutundaki minnacık bir yumruya dönüştü. Şimdi yeniden keşfedildiği bir dönem başlıyor...
     
     
    April 01

    Şizofren Ayrıllık

    Şizofren Ayrılık..

    Yetti dedi,bitti dedi sevgili
    Duruşu ağaç dalında titreyen kedi gibiydi
    Aşağıda salya kıvamında tehditleriyle köpekler
    Ve adam serçe yavrusuydu,iki dal yukarıdaki
    Yetti dedi,bitti dedi sevgili

    Yetti dedi,bitti dedi sevgili
    Ve gitti...
    Bir tabutun kapağını örter gibi,
    Kapandı ardından tahta kapı
    Bir karanfil savruldu masadan
    Ve üzerine yaralı bir fil gibi düştü kitaplık
    Dağıldı kitapları
    Dağıldı şiirler
    Ve anatomi atlası....

    Atlastan uzanan bir kadavranın eli
    Kavradı,ısıttı
    Sahiplendi karanfili
    Doğruldu,kalktı-bir mum yaktı
    Sonrası.. sevgi seli
    O kadar canlıydı ayrılık
    Ve o kadar gerçek! !
    Artık peşinden koşulacak ufuk çizgisiydi adam için,
    Birini sevmek....

    Burası Cezaevi

    Burası Cezaevi

     

    Burası cezaevi kadınlar koğuşu, Burda yürekler gözler buğulu, Her canda farklı öykü yazılı, Burda tezgahlarda çile dokunur. Bir Ayşe bacı var idamlık, Koynunda yatar bir ufaklık, Gözyaşı dinmez teselli bulamadık, Burda tezgahlarda ömür dokunur. Fatma hala gelmiş uzaktan, Yatacak yıllarca adam vurmaktan, Kocasını öldürmüş bıkınca canından, Burda tezgahlarda can dokunur. Dudu kız olmuş töre kurbanı, Zorla evlendirmişler sevmemiş Hasanı, Kaçınca evinden bulmuş fuhuş batağını, Burda tezgahlarda gençlik dokunur. Zeynep teyze ömrünün kışında, Bir tek siyah tel yok başında, Göstersede daha fazla o kırkında, Burda tezgahlarda yıllar dokunur. Gonca gelin daha çok taze, Öldürüyormuş kocası evlendiği gece, Çünkü başkasından kalmış gebe, Burda tezgahlarda acı dokunur. Emine abla sessiz oturur köşesinde, Dua eder sürekli tesbihi elinde, Yalvarır Allaha kan davası bitsin diye, Burda tezgahlarda kahır dokunur. Yasemin dün gece doğum yaptı, Bebeğine baktı baktı ağladı, Hırsızlıktan onunda davası, Burda tezgahlarda ağıt dokunur. Sordular bana senin suçun ne? Yüreğim benden önce geldi dile, Bir yüreği öldürdü çekmeli çile, Burda tezgahlarda sevda dokunur...

    C5 koğuşu

    Suçlu Kim veya Ne?

    AŞK MI SUÇLU SEN Mİ

    Aşk nedir?Bağlanmak mı,sevdiğinin yanında olup elini tutması mı ona sarılmak ve heonunla olmak mı,aşk bu mu? Aşk insanı hayata bağlayan,insanı en mutsuz olduğu zamanlar ayakta tutan,ve hiç yalnız bırakmayan bir dosttur. Acısı bile farklıdır ...Aşk iki insanı birbirinebağlayan en güzel,en saf bağdır.Bazan en mutsuz olduğumuz anlarda bile sevdiğimizin bir gülüşüyle nasılda her şeyi unutuveriyoruz.Bazan onun için nelerden nelerden vazgeçiyoruz, kimleri karşımıza alıyoruz,her şeyden vazgeçiyoruz sadece onun için...Tabi her zaman iki taraflı olmuyor aşk,öyle acılar çektiğimiz oluyor ki:geceleri uyuyamıyoruz saatlerce onu düşünüyoruz,en çokta içimizi acıtan ona hiç dokunamamak oluyor belki de...Seviyoruz sevilmiyoruz hayat sanki ondan ibaretmiş gibi geliyor yaşadığımız şehirde o yoksa kendimizi çok yalnız hisssediyoruz.Bu yüzden aşka kızıyoruz ama aşkı ayaklar altına alıp değersiz kılan da biziz, aşkın hayatımızı güzelleştirmesine izin verende onu yücelten de biziz...Aşka gereken değeri verin .O sizi yalnız bırakmayacaktır.
    .Unutmayın ki hayatın kalbi aşktır.

     

    SEVGİ ÜZERİNE SÖYLENMİŞ SÖZLER

    SEVGİ ÜZERİNE SÖYLENMİŞ SÖZLER

    Ağlama! Gözlerine yaş değmesin. Gül! Dudaklarından tebessüm eksilmesin. Sev! Kalbinden yerim silinmesin. Unutma ,sen sadece benimsin....

    Aşk bir kum tanesi ise sana kumsalları vereyim

    Aşkımı dağlara yazacaktım aşkımdan büyük dağ bulamadım..

    Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi...

    Bana unut dediler seni. Unuttum; ama seni değil, bana seni unut diyenleri.

    Ben sende imkansızlıkları sevdim fakat asla umutsuzlukları değil. 

    Bilirmisin geceler ne kadar uzun gelir bekleyenlere, hele o beklenenler vazgeçilmezlerdense...

    Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa bil ki o seni benden daha çok seviyor...

    Bulunduğun kıyıdan ayrılmazsan okyanusun ötesindeki adalara asla ulaşamazsın 

    Dünya 3 günlüktür.dün, bugün ve yarın .dün geçti, yarının geleceği belli değil. Öyleyse bugünün kıymetini bil

    Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı....

    Eğer kişi; hem akıllı hemde çalışkan ise takdir et, akıllı değil, çalışkan ise dikkat et, akıllı olup tembel ise ikaz et, hem akılsız hem de tembel ise imha et..

    Geldiğin zaman boşluk dolduran değil, gittiğin zaman yeri doldurulamayan ol.

    Gerçek sevgi kötülük gördüğünde azalmayıp iyilik gördüğünde artmayandır.

    Göz; gözü gözleyen gözleri gözler..

    Gülmek için mutluluğu beklersen tebessüm bile edemeden ölürsün.

    Gülmek senin için bir tutku olsun,bir gün ağlarsan o da mutluluktan olsun.

    Gülü öylesine sevmelisin ki; soranlara dikeni yok diyebilmelisin

    Güzel bakan güzel görür, güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayattan lezzet alır.

    Her gönülde çiçek olacağına bir gönülde buket ol...

    Her şey paylaşıldıkça küçülür, paylaşıldıkça küçülmeyen tek şey sevgidir..

    Her şeyin başı sevgiyle başlar sevmesini bilene

    Her zaman doğruyu söyle..ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın

    Hiç kimse beni kendinden nefret etmemi sağlayacak kadar alçaltamaz.

    Insanlar gelmeleriyle yanlızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yanlız bırakanlara aşık olurlar.

    Insanlar zamanla bir çok şeyi öğrenmişlerdir; kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi; fakat; çok basit bir şeyi öğrenememişler: insan gibi  yaşamayı.

    İnsanlar;çiçekleri severler ama koparırlar, ağaçları severler ama keserler, hayvanları severler ama avlarlar. Birisinin bana "seni seviyorum"demesinden çok korkuyorum!!!

    Nokta kadar menfaat için , virgül gibi egrilme

    Ölümden değilde ölümlerden korkarım,çünkü ilkinde ben varım,ikincisinde sevdiklerim

    Özünde soyluluk yoksa insanın tac da giyse soysuzdur !!!

    Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.

    Rüzgara hakim olamıyorsan yelkenlerini ona göre ayarla. Ve unutma ki hayat karşılaştığın güçlüklerle değil gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir..

    Sen beni, benim seni sevdiğim kadar sevseydin; benim seni, senin beni sevdiğin kadar sevdiğimi a n l a r d ı n

    Sen uçurumun kenarında bir çiçek olsaydın hayatım pahasına da olsa seni sulardım.

    Seni seviyorum! Diyen dillere değil...senin için ağlayan gözlere inan...

    Sevmek seni seviyorum demek değil..... Seni seviyorum derken titremektir.

    Silgin kaleminden önce bitiyorsa yanlışların çok demektir

    Yaşamın kaynağı sevgiyse eğer, sevgi mutluluk, mutluluk paylaşmak, paylaşmak dostluk, dostluk hatırlanmak, hatırlanmak unutulmamaksa eğer, demekki sevilmişiz.

    Yüksek tepelerde hem kartala hem de yılana rastlanır...ama birisi oraya uçarak diğeri ise sürünerek gelmiştir....  

     

    İmza: Sevgiler Diyari

     

    December 17

    AŞK NEDİR?

    1- ask karşılıklı sevgidir.acıyı tatlıyı paylaşmaktır.
    2 - aşk kırık kalp demektir
    3 - aşk paylaşmaktır.çünkü aşk paylaştıkça yücelir.
    4 - aşk sonsuz sevgidir. aşk birini sevip onunla olmaktır. ölümüne sevgidir.aşka saygıdır.
    5 - aşk tükenmez bir kalemdir.dertleri yazmaya yarar................
    6 - aşk umutsuzca beklemek hemde hiç sevmeyecekmiş gibi
    7 - aşk yaşanması gereken en güzel duygu ancak içinde yalan olmadığı sürece ve aşk bir insana verilebilecek en özel değer olarak adlandırıyorum.
    8 - aşk; karşılıklı yaşan bir devrimdir.
    9 - erişilemeyen erişildiği zamanda bitendir
    10 - karşılık yanlış anlaşılma olayıdır çünkü sevdiğimi bende yanlış anladım bunada "aşk" dediler........
    11 - sevdigi insanı dünyanın en yakışıklısı zannetmesidir seven insan kusurları görmez ayrılınca da ben buna nasıl baktım der benden tavsiye kimseye baglanma
    12 - sevgi insanın birbirine duyduğu güzel bir yaşamdır her insan ömründe aşık olmuştur. aşk ferman tanımaz
    13 - uğrunda ölümü bile göze almaktır
    14 - uğrunda ölümü bile göze almaktır
    15 - "aşk karşındakinin bulunmaz hint kumaşı olduğunu sanmanla zavallı bir kişi olduğunu anlaman arasındaki zamandır"...
    16 - "aşk" insanın içindeki duyguları paylaşabilmeleri için duydukları ihtiyaçtır.
    17 - "aşkın şerhinde (açıklamasında) akıl, çamura batmış eşek gibidir." mevlana
    18 - "bir ınsanı tanmakla baslar hersey" demis sait faik abasiyanik. sevgılı; gercektende senı tanıdıktan sonra basladı hersey,senı tanıdıktan sonra...
    19 - "ikiden bir gidince bir kaldığı yalan sen gidince ,ben kalır mıyım o zaman.."
    20 - **ask sevene göre güzel sevipte uluşamayana göre sadece acı helede sevdigini başkasıyla görmek daha da acııııııııııııııııııııııııııııııııı ******
    21 - ......enayiliktir...
    22 - ......uzun bi yolculuk.....
    23 - ...ask cok basit ama bir o kadar da karma$ık bir duygudur...
    24 - ...aşk... sevdigini elde ettiginde sevgisini yitiren ama elde edemedigin zaman yakıp kavuran bir duygu bir his bir yaşam biçimidir
    25 - ...ve ask atesten denizi mumdan kayikla gecmektir.
    26 - ^aşk bir cıkmazdır ama icinde oldugun cıkmazdan cıkmak ıstemedıgın bır cıkmazdır
    27 - << aşk anlatılmaz,yaşanır >>
    28 - 1.deliliktir.çaresi yok 2.karsılık alamıyarsan delirmemek elde değil 3.ölüme çok benzer bazan ölüm getirir(ölümle kardeştirler) 4.karsılıksız aşk
    29 - 10 şişe 70 lik şarap içip ayakta kalmaya çalışmaktır.
    30 - 10 yıl geçmesine rağmen ona tekrar geri dönebilmektir.
    31 - 1001 tane aşk vardır. herkese göre yorum değişir. ben anlayamadım aşkı...
    32 - 3 duyguyu aynı anda yaşatan en güzel olaydır.heyecan,kaybetme korkusu,içimizin alev alev yanması.
    33 - 3 günlük heycandır.........arkası boş yani
    34 - 3günlük eğlence bileemedin 5 ama kapılıpda sürünen çok
    35 - a nsızın kalbinizde volkan oluşturan, ş aşırtırkende bir okadar da haz veren k esinlikle tadılması gereken bir duygu fırtınası
    36 - a ş k insanları başka diyarlara sürüklemektir tuba
    37 - a$k bir futbol topuna benzer, sürdükce sürer, tekmeyi yedimmi her$ey biter, a$ik gözü kör olsun...
    38 - a$k duyguların depresmesıdırrr...
    39 - a$k her$eyi payla$maktır
    40 - a$k tanimsiz bir duygudur
    41 - a$k, aci veren hayatin ta kendisidir...
    42 - a$k;ya$amın nedeni, insanın nefesi ve acı çekmenin en güzel yoludur...
    43 - a$kın ne anlama qeldiğini bana 1 ki$i söylesin ölene kadar kölesi olurum onun...
    44 - a, ş, ve k harflerinin biraraya gelmesiyle oluşan sözcük.
    45 - a-acı ş-şaşkınlık k-keder işte aşk budur.çeken bilir kardeşler
    46 - abi aşkı yaşayanlar abi ( onssuzluga alışşamadan kendini yok etmesi )
    47 - abi ya aşk senin bildiğin gibi değil yaaa...
    48 - acabaların hep beyninde dolaşmasıdır, onu hep içinde taşımaktır. sonrada yanında sadece bu aptallıkların kalmasıdır
    49 - acı çekeceğini bildiğin halde vazgeçemediğin bir duygudur.
    50 - acı çekmek ve kendini kandırmaktır
    51 - acı çekmekten başka birşey degildir
    52 - acı çekmektir, ecel gelmeden binlarce defa ölmektir ve de kaybetmektir
    53 - acı çekmektir.karşılıksız sevmek
    54 - acı çekmeyene acı mutluluğu yaşamayana mutluluğu öğret…

    November 30

    Cinsel Sorunlar

     

    Evlilikte Cinsel Yaşam Ve İlk Cinsel İlişki
    Evlilik, kadının ve erkeğin beraber yaşamak üzere karşılıklı anlaşma ile oluşturdukları sosyal bir kurumdur. Bu kurum sevgiyi, saygıyı, cinselliği, mutluluğu ve üzüntüyü dahi paylaşmayı içerir. Evlilik kadının ve erkeğin sahip olduğu temel haklardan bir tanesidir. Evliliğin toplum tarafından kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanması gerekir. Gelenek ve göreneklerde evliliğin oluşmasını ve yapısını etkilemektedir.

    Kadının ve erkeğin sosyal yaşamdaki rolleri daha doğar doğmaz yetiştirilme tarzları ile başlar. Bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazı değişikliklere uğrasalar da temelde aynı esaslardadırlar. Kadının yapısı itibarı ile daha duygusal olması kolay incinip kolay sevinmesi hormonları ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. Kadın adet gördüğü zaman veya gebe kaldığı zaman veya doğum yaptıktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düşer. Bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayıcı olmak zorundadır.

    Kadın ve erkek ilişkisindeki en önemli şey kadını kadın ,erkeği erkek olarak kabul etmek ve karşı tarafın istek ve arzularına saygı duymaktır. Çünkü daha evvelde söylediğimiz gibi daha bebeklikten itibaren farklı yetiştirilir ve farklı hissetmeye başlarız. Bir kadının bir erkeğin nasıl düşündüğünü veya bir erkeğin bir kadının niçin farklı davrandığını anlamasına imkan yoktur.

    Çünkü farklı hormonlar etkisi altında olunca karşı cinsin bilemediği ve anlayamadığı duygular gelişir. Mesela kadınlar erkeklerin niçin seks isteklerini kontrol edemediklerini ve devamlı seks istediklerini (daha doğrusu duygusuzca seks yapabilmelerini)pek anlayamazlar. Kısaca açıklayacak olursak erkeklerde devamlı sperm ( meni ) üretimi vardır ve bunun depolandığı kesenin kapasitesi eğer hiç boşalma olmazsa yaklaşık dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbanız dolduğunda nasıl işeme arzusu duyuyorsanız ve bu ilerledikçe rahatsızlık yaratıyorsa, erkekte eğer boşalmadığı süre dört gün veya daha fazla olursa devamlı kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldırganlaşacak ve hatta istenmeyen olaylarla karşılaşılacaktır. Bazen ise doğanın bir savunma sistemi olarak ilişki kuramayan veya masturbasyon yapamayan erkek uykusunda boşalacaktır. Bu gerçeği göz önüne alarak hanımlarımızın eşlerine olan yaklaşımlarına daha iyi değerlendirmelerini istiyoruz ve aralarında olabilecek bazı problemleri cinsellikten uzak durarak onları istedikleri şekilde yönlendirebileceklerini düşünürlerse en yanlış şeyi yapmış olacaklardır.

    Erkeklerde kadınları oldukları gibi kabul etmeli ,onların yaşam tarzlarına ve duygusallıklarına saygı göstermelidirler, çünkü bu kadının doğasının bir gereğidir ve duygusal olmayan bir kadın ne erkeğini mutlu edebilir ne de iyi bir anne olabilir.

    O zaman karşılıklı sevgi ve saygı ,birbirinin isteklerini anlama ve destekleme evliliğin temel şartlarındadır. Farklı iki cinsin arasındaki diğer insanlardan farklı olan iletişim cinselliktir ve özel olmalıdır.

    November 23

    Nereye Kadar

    KAÇTIĞIM YER KENDİM

    Rüzgâr kuvvetli estiği zamanlarda insanlar şiddetini kesmek ve de
    korunmak için set örerlermiş karşısına. Bundan faydalanmayı akıl edebilenler
    ise yel değirmenleri inşa ederlermiş. Böylece rüzgârın yıkıcı gücünü
    olumluya çevirmeyi becerirlermiş. Fakat bazen hayatta karşılaştığımız
    rüzgârlar o kadar yoğun, o kadar şiddetli ve o kadar üst üste oluyor ki;
    bırak yel değirmeni inşa etmeyi, elinle yaptığın rüzgârgülünü tutacak
    kadar bile takatin kalmıyor.
    Şu kesin ki hayattan ne kadar çok beklentin olursa o kadar çok hayal
    kırıklığına uğruyorsun. Beklediklerinle buldukların arasındaki fark,
    derin üzüntü yaşamana neden oluyor ister istemez. Mücadeleci olman bile
    fark ettirmiyor kimi zaman. Pes ediyorsun bazen, yılıyorsun. Değirmen
    yapmak için bile yüzleşmekten korkuyorsun rüzgârın uğultusuyla. Set örmek
    daha bir kolay geliyor nedense. Zaman ilerledikçe kaçmayı kovalamaktan
    ve de mücadele etmekten daha bir benimser oluyorsun hiç karakterinde
    olmasa bile…
    Hayatta en çok korktuğum şey duygu erozyonuna uğramaktı. Zamanla
    hiçbir şey hissedememekten çekindim hep. Yılgınlıklarımın umutlarımın üstünü
    örtmesinden ürktüm. Ama acımasızlıklar ve kederler üst üste gelince ben
    de ben olmaktan çıkıyorum galiba. Daha bir katı oluyorum hayata karşı.
    Daha bir duygusuz oluyorum ister istemez. Daha bir tahammülsüz…
    Olgunlaşmanın koşulu ağlamakmış demek ki diyorum. Ne kadar çok ağladıysan o kadar çok olgunlaşmış oluyorsun.
    Anlıyorum ki aynı dili konuşanlar değil; aynı duyguları paylaşabilenler anlaşabiliyor sadece. Ve aynı dili konuştuğun insanların etrafında
    olabilmesi de gün geçtikçe zorlaşıyor. Görünen gerçek, gerçekte görünen
    de olmayabiliyor üstelik. Kimi zaman mutlu görünüyorsunuz etrafa; oysaki
    yapabildiğiniz en iyi şey mutluluk rolü yapmak oluyor o an. İçin
    kemiriliyor; ama sen yine de üstüne yapışmış olan rolü oynuyorsun. Sana
    yüklenen misyonunun gerektirdiğini...
    Bazen çok sevdiğin bir fotoğrafı ortadan ikiye ayırıyorsun. O anki ruh
    halin seni hiç fark etmediğin bir yere bırakıveriyor. Öyle şeyler
    oluyor ki bazen hafızanı yitirmiş gibi hissediyorsun. Yaşadıklarının kendi
    hayatından bir kesit olup olmadığını düşünüyor; idrak etmeye
    çabalıyorsun. Sonra da “yanlış nerde ve kimde” diyorsun. Ya da “yarımdı, olmadan bitti” diye avutuyorsun kendini. O an yaptığın şey hafızanı siliyor ve
    seni bilmediğin bir yere ve duruma sevk ediyor. Geçmişinle geleceğinin
    kesiştiği nokta ise bugünün oluyor. Ve gücün yettiğince her şeye sil
    baştan başlıyor. Yeniden, hatta bazen yeniden deniyorsun. Fakat bir
    bakıyorsun ki hep en baştasın…
    İyice fark ediyorum ki gidene ağlamıyor çoğu zaman insan. Gidenin
    giderken koparttığı yer oluyor daha çok ağlatan, orada bıraktığı yara oluyor
    kalbimize iğneleri vuran.
    Aitlik hissin kayboluyor tamamen. Yaşadığın yere de zamana da ait
    hissedemiyorsun kendini. Çekip gitmek istiyorsun; kendinden bile... Seni
    hayata bağlayan hiçbir şey kalmıyor birden. Yaşamak anı, günü, ayı, yılı…
    zevk vermez oluyor. Kendinden kurtulup kendine kaçıyorsun yeniden.
    Aslında bindiğin gemi de vardığın liman da kendi yüreğinde demirli…
    Kelimelerin hepsi aynı aslında, önemli olan içtenliğinde ve karşı
    tarafın yüklediği anlamda yatıyor. Ve sana o anlamı yakalatacak olanda
    buluyorsun kaybettiğin kendini…
    Cesaret de sevgi gibi; gelişmesi için umut gerekiyor…

    ISSIZLIK

    ISSIZLIK

    Yaşamın anlamı var mı be arkadaş?... Sence hayatta yaşamaya değecek
    şeyler var mı?... Gelecek güzel günler var mı sen ondan haber ver bana.
    Kötü günler sende kalsın diyemiyorum arkadaş çünkü biliyorum kötü günler
    beni bekliyor ama şunu söyleye bilirim güzel günlerim hepsi senin olsun
    bende hiç güzel gün kalmasın çünkü güzel günler seni bekliyor.

    Arkadaş yaşama sadece bir daldan tutundun mu o dal kırıldığında
    kendinin de düşeceğini bildin mi? İşte ben hayata sadece bir daldan
    tutunuyorum. Ya o dalın yeşerdiğini göreceğim yada kuruyup birlikte
    düşeceğimizi.

    Biliyorum arkadaş o dal yeşerecek. Belki beni düşürmeyecek ama
    çekip giden ben olabilirim be arkadaş bunu sakın unutma. Bir gün beni
    yanında bulamazsan sakın üzülme, ağlama bilirsin sen ağlarken bende
    ağlarım. Gidişim sessiz olacak arkadaş belki geri dönüşüm olmayacak ama
    üzülme ben seni daima hatırlayacağım. Sen hep derdin ya her yağmur
    yağışında seni hatırlayacağım diye bense seni yüreğime her yağmur
    yağışında hatırlayacağım bilirisin yüreğimdeki yağmur hep yağar.

    Benim çekip gideceğimi düşün arkadaş ama üzülme çünkü o dal yeşerecek,
    gür pınarların yanında büyüyecek ve ben o ağacı göreceğim ya gördükçe
    sevinecek ya da gördükçe üzüleceğim

    November 03

    Adı Hüzün Olsun

    Image Hosted by ImageShack.us
    Adı hüzün olsun bu gerçeğin.
    Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin
    Ve senden sonraki yaşantımın,
    Adı hüzün olsun!

    Öteki renklerini aldığın,
    Tek mevsimlik dünyamın,
    Ve senden bana kalanların,
    Rotasız başlayan yolculuğumun,
    Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
    Adı hüzün olsun!

    Bir türlü gelmeyen geleceklerin,
    Bir yarısı sende kalan geçmişin,
    Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
    Adı hüzün olsun!

    Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
    Azalan ideallerimin,
    Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
    Birbirine benzeyen her günün
    Adı hüzün olsun!

    Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
    Anılarını sakladığım kirli odamın,
    Yağan yağmurun,
    Cama dayanmış soluk yüzümün,
    İçimde ağlayan çocuğun,
    Adı hüzün olsun!

    Artık gelmeyeceğine olan inancımın,
    Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
    Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
    Adı hüzün olsun!

    Değişmeyen şeylerin,
    Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
    Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
    İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
    Ve bu şiirin adı hüzün olsun!

    Image Hosted by ImageShack.us
     

    September 05

    GAMZELİM

     
     
    Gezilecek Güzel Bir Ortam...

    Sevgi nedir

    Evet bu soru kimi sevenler için basit ve güzel,kimileri içinde acı ve zordur...
    üretmekmiş sevgi,.paylaşmakmış,beraber tüm zorluklara rağmen katlanıp sevmekmiş sevgi.....buraya daha nice güzel ve iyi sözler sığdırabiliriz öyle değilmi?...duyuyorum…evet diyorsunuz…şimdi bana peki neden mişli söylüyorsun bunları diyeceksiniz…ne yani yalan mı diyeceksiniz…..
    Evet yalan …evet mişli….
    ….Temelden bir bina bozulunca veya göçünce bina nasıl harabeye dönüşüyorsa nasıl çöküyorsa,sevgiyi harabeye, yalana, mişe
    çeviren,bozulabilen ve göçebilen bir temeli vardır.
    SADAKAT veGÜVEN….bu kelimeleri hiç düşünmeden yukarıda sevgi için yazılmış güzel sözcükleri yeniden yazabilir misiniz…. eminim yine mişli olurdu yazdıklarınız.

    Veya böyle olurdu bir ihtimal;
    Üretmekmiş…. yalan… paylaşmakmış…… yalan….beraber tüm zorluklara rağmen katlanıp sevmekmiş……. yalan…vs..vs… buraya daha bunun gibi daha nice kötü yalanlar sığdırabilriz….güven ve sadakat olmadıkca sevgi yalan……ve dikkat edin sakına bu yalanlara inanıpta benim gibi göçük altında kalmayın!!!!!!!

    İşte sevgi nedir sorusuna cevap işte bazıları için böyle acı ve zor oluyor maalesef…..

    NİHAT YILMAZ.

     

    Sevmek

    SEVMEK

    Kişi sevdiğiyle olmak ister!.Sevdiğinin hâliyle hâllenir... Sevgisi kadarıyla, onunla yaşar!.Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için,çoğunlukla, "beğeni" ile "sevgi"yi birbirine karıştırırız.."Beğeni" yanında "sahip olma" arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın...Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!.Kimi, beğendiğini cebine sokar;kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister;kimi yakalayıp inine sürükler... Her mahlûk yaradılış fıtratına göre,beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister."Sevmek" ise bundan çok farklıdır..Sevince, yanlızca sevdiğin için yaşamak istersin!.Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak,yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!...Yakınlık bile uzak gelir sana!...Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!..Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir,onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez,kulağın ondan başkasını duymaz,elin ondan başkasına uzanmaz olur!.Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!...Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana;ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni;ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, "sen o olmuşun" derler! Beğenen sahip olmak ister... Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!. Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; "aşığım" sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden "kopamama" sabunuyla!.Parasından kopamaz... Mevkiinden kopamaz..Yakınlarından kopamaz... İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz... "Etraf"tan kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde...Eksiklikler görmeye başlar başlar, yetersizlikler görmeye başlar...Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisiniuzaktan acıyarak seyretmeye başlar...Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!.Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!..Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse,bu defa "nefret"e döner "beğeni"; ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..Oysa yanlızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için,mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir... Seven ise göze almıştır kopmayı... Dışlanmayı... Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı... Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan... O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan! Seven, karşılıksız sever!... Beğenen karşılığını ister!. Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi... Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar... Ama pervane gibi sevemez!. Atamaz kendini ateşe!. Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!. Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, "sevgi" delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip,her şarta katlanmayı! Ve "delillik bu" derler... Beğenme bir tür "hobi"dir!...Bazen ömür boyu sürer, bazen bir kaçyıl, bazen bir kaç ay!..Sevgi bir ömür boyudur!...Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!

     
    August 15

    MAKALE

    FRANSIZ OLMANIN FAYDALARI
    Geceyarısı TRT2 de yayınlanan filmleri seyrederken altyazıları okumanız gerekmez.
    Kendi nükleer silahlarınızı başka ülkelerde denersiniz.
    Salyangoz ve kurbağa yiyebilirsiniz.
    Kadınlar konuşmanıza bayılır
    Çirkin olsanız da sinema yıldızı olabilirsiniz.

    AMERİKALI OLMANIN FAYDALARI
    Seçmeseniz de bir kadın başkan ülkeyi yönetir.
    Yeteri kadar paranız varsa istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.
    Dünyanın en garip kıyafetlerini giyseniz bile kimse kafasını çevirip size bakmaz.
    Tanımadıgınız herkese "merhaba" diyebilirsiniz.
    Dünyanın en gelişmiş milletine mensup olduğunuzu düşünürsünüz.

    İNGİLİZ OLMANIN FAYDALARI
    Sıcak bira
    Wimbledon
    Geçmişte yasayarak hala imparatorluk olduğunuzu düşünebilirsiniz.
    Haftada bir kere banyo yaparsınız.
    Madde dörde göre iç çamaşırı değiştirirsiniz.

    İTALYAN OLMANIN FAYDALARI
    Kürk giydiğiniz için utanmazsınız.
    Makarna sıkıntısı çekmezsiniz.
    İşe istediğiniz saatte gidersiniz
    İşten istediğiniz saatte gelirsiniz.
    Ülke Sicilya'dan yönetilir.

    İSPANYOL OLMANIN FAYDALARI
    Amerikayı kılıçtan geçirmekle övünürsünüz.
    Sahilleriniz Almanlar ve İngilizler tarafından işgal edilmiştir.
    Gerisini zaten Araplar işgal etmişlerdir.
    Sokakta boğalar koşar.
    Kadınları etkilemek için dar pantolon giymek zorundasınız.

    HİNTLİ OLMANIN FAYDALARI
    Harika bir İngilizce
    Sabahtan aksama meditasyon.
    Evde dolaşan maymunlar.
    Bilgisayar uzmanı komşu
    Kamasutra

    ALMAN OLMANIN FAYDALARI
    Her işinizi Türklere yaptırırsınız.
    Türklere "merak etmeyin sizi Avrupa'ya alacağız "dersiniz.
    Sıkılınca Türklerin evlerini yakarsınız.
    Tarihinizden bahsetmezsiniz.
    Çok sıkışınca "SUÇLUYUM" dersiniz.

    KANADALI OLMANIN FAYDALARI:
    Yılın 12 ayı bahçede buz hokeyi oynamak.
    Başbakan gençliğinde esrar çektiğini söyleyince oyu artar.
    Fransızca konuşanlar İngilizce de konuşur.
    Amerika fazla uzak değildir.
    Kendinizi uyuyan dev olarak nitelendirirsiniz.

    AVUSTURALYALI OLMANIN FAYDALARI
    Büyük dedenizin dünyanın hiç bir ülkesinin kabul etmediği eli kanlı bir cani olduğunu bilirsiniz.
    Soğuk bira içersiniz.
    Plajda soğuk bira içersiniz.
    Evde soğuk bira içersiniz.
    Timsahları seyrederken soğuk bira içersiniz.

    TÜRK OLMANIN FAYDALARI
    İçten ve dıştan bütün saldırılara, enflasyona trafik canavarına, komşularına, Avrupa'ya ve bütün dünyaya rağmen asırlardır ayakta kalarak doğal seleksiyonun yarattığı en güçlü millete ait olmanın tadını çıkartırsınız.
    Bütün dünyanın kaos olarak tanımladığı durumlarda kendinizi evinizde hisseder, huzur içinde yaşarsınız.
    Dünyanın en güzel plajlarında, dünyanın en güzel manzaralarına karşı denize girer, bununla da kalmaz denizde, kuyuda soğutulmuş karpuz yersiniz. Hatta akşama rakı, yanında meze istersiniz.
    Radyo dinlerken duyduğunuz bir parçayla kaderinize küser ağlamaklı olur, ondan sonraki parçayı duyar kalkar fıkır fıkır oynarsınız.
    Her sabah vatanı kurtarmak üzere yeni bir senaryo ile uyanır, bugünün işini yarına bırakarak yatarsınız

     

    Güzel Sözler

    Çalışırken en çirkin insan bile güzeldir
    (Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)
    Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.
    (N. F. Kısakürek)
    Kalabalıkların kafası çok, aklı yoktur. (?)
    Hata değil, çare bulun
    (Henry Ford)
    İyi ağaç kolay yetişmez; rüzgar ne kadar kuvvetli eserse, ağaçlar da o kadar sağlam olur.
    (J. Willard Marriot)
    İnat, iradenin eşekliğidir. (?)
    Yaşamın ilginç yanlarından birisi de, en iyinin dışında bir şey kabul etmeyenlere genellikle en iyisini vermesidir.
    (W. Somerst Maugham)
    Büyük adam, davası büyük olan adamdır
    (Bekir Berk)
    Gerçekler öğrenilince, zannetmeler biter.
    (Huzeyl)
    Sen kendinle başa çıkamayınca, senin gibi aciz düşmana kim ehemmiyet verir?
     (Şiraz'lı Sâdi)
    Cesaretin bittiği yerde esaret başlar
    (Akif Cemil)
    İşaretler, varılacak hedefi olanlar içindir.
    (Sedat Turan)
    Aynı gökte uçarlar ama, kuzgunun dünyası başka, şahinin dünyası başkadır.
     
    (Muhammed İkbal)
    Çağları tanımak istiyorsanız, çağların alkışladıklarına bakın. (Ş.)
    Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür. (?)
    Allah'ın nezdindeki yerimizi öğrenmek istiyorsak, Allah'ın nezdimizdeki yerine bakmalıyız. (***)
    Yanlış yoldaki çıkışlar da iniştir.
    (Orhan Yalçın)
    İman etmek, görünmeyene inanmaktır. Mükafatı ise görünmeyeni görmektir.
    (St. Augustine)
    İki türlü insan daima açtır. Biri ilmi arayan, diğeri de parayı...
    (Yusuf İslam)
    Büyük görünme, küçülürsün...
    (BSN)
    "İyi adam" dediğimiz, kendimize en çok benzeyendir. (?)
    Yarının insanları, bu günle oyalanmamalı.
    (Sedat Turan)
    Kabul etmediğimiz fikirlere karşı ne kadar kuvvetli matığımız vardır! (?)
    Aydın ışık taşır, sahte aydınsa karanlık...
    (Mehmet Salah)
    İnsan hayreti ölçüsünde bilgedir
    (Mehmet Salah)
    Bilimsiz din kör, dinsiz bilim ise topladır
     (Albert Einstein)
    Doğrudan gidilir; Yanlış zaten "götürür".
    (Selim Gündüzalp)
    Balonların gururu, iğnelerle karşılaşıncaya kadardır. (Ş.)
    Bilginin efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olmalısın.
     (Balzac)
    Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.
    (Latin atasözü)
    Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek ise tehlikelidir.
     (Konfiçyüs)
    Allah eğri çizgilerle, doğru yazar.
    (Portekiz atasözü)
    Her tanımlama bir sınırlamadır.
    (Andre Suares)
    İyimser mutlu bir sersem; kötümser, mutsuz bir sersemdir.
     (Bernanos 10.yy)
    Başarının %5'i yapmayı bilmekten, %95'i yapabilmekten oluşur.
    (Fransız deyişi)
    Mabet için can verilir; taşları için değil.
    (St. Exupery)
    Bütün cevaplarınıza karşı sorularım var.
    (Woody Allen)
    Bizden başkalarında olan yetenek ve beceriye biz şans deriz.
    (Michel Audiart)
    Gebermek yerine ölmeyi tercih ederim.
    (Drieu La Rochelle)
    O işin başarılmasının imkansız olduğunu bilmedikleri için başardılar.
    (Mark Twain)
    Midyeler ve sersemler birbirini bulur ve biribirlerine yapışırlar.
    (Sacha Guttry)
    Düşünce, düşüneni değiştirir.
    (F. David Peat)
    Bir kelebeğin kanat çırpışının fırtınalar çıkardığı bir dünyada, tarihi kahramanların yaptığını sanmak ne büyük bir aptallık!
    (Kemal Sayar)
    Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.
    (Necip Fazıl Kısakürek)
    Parayla satın alınabilecek kadar değersiz şeylerin peşinde koşmaya vaktim yok
     (S. Canan)
    Akıl hazır değilse, göz göremez
    (Emilie Serge)
    Çağımızın hastalığının belirtileri, kafa ve kalbin boş, midenin ise dolu olmasıdır (?)
    Bir ülkede, kısa boylu insanlar uzun gölgeler veriyorlarsa, orada güneş batıyor demektir (?)
    Yayın doğruluğu, eğriliğindedir
    Başkasını övmeyenlere, yerenlere, kimseden hoşnut olmayanlara bakın; bunlar kimsenin beğenmediği insanlardır.
    (La Bruyere)
    Hiç bir insana rastlamadım ki, onda öğrenilecek bir şey olmasın.
    (Alfred de Vigny)
    Düşüncelerinde inat ve şiddet, aptallığın en açık belirtileridir.
    (Bernard Barton)
    İnsanlar ne kadar az düşünürlerse, o kadar fazla konuşurlar. (?)
    Eğer kekeme değilseniz, söylemek her zaman kolay, yapmak her zaman zordur.
     (R. Lewton)
    Rüyaları gerçekleştirmenin en kestirme yolu, uyumamaktır.
    (J. M. Powe)
    Cahil kimsenin yanında, kitap gibi sessiz ol.
    (Mevlana)
    İki şey aklın eksikliğini gösterir: Konuşulacak yerde susmak, susulacak yerde konuşmak.
    (Sadi)
    Zenginlik gübredir. Yalnızca saçıldığında yararlı olur.
    (Çin atasözü) 
    Sevinçli anında kimseye vaatte bulunma. Öfkeli anında kimseye cevap verme.
    (Çin atasözü)
    Olsa ile bulsayi ekmisler,hiç bitmis.
    Türk Atasözü
    Kör bir dilenci de hiç olmazsa çiçeklerin kokusunu duyar
    Japon atasözü
    Dinlemekten akil,söylemekten pismanlik dogar.
    Italyan atasözü
    Düsmek suç degildir,düsüp kalkmak suçtur.
    Alman atasözü
    Zorluk seni zorlayincaya kadar,sen zorlugu zorla.
    Amerikan atasözü
    Insani elbisesine göre karsilarlar,bilgisine göre agirlarlar.
    Rus atasözü
    Temiz bir vijdan kadar yumusak bir yastik yoktur.
    Fransiz atasözü
    Satin alirken kulaklarini degil,gözlerini kullan.
    Çin atasözü
    Düsünmeden konusmak,nisan almadan ates etmeye benzer.
    Ingiliz atasözü
    Baskasindan üstün olmamiz önemli degildir.Asil önemli olan sey,dünkü halimizden üstün olmamizdir.
    Hint atasözü
    Gençligin güzel bir yüzü,ihtiyarligin güzel bir ruhu vardir.
    Isveç atasözü
    Gençligin degeri bilinse,ihtiyarligin sikayeti azalir.
    Türk atasözü
    Sagir bir kocayla,kör bir kadin mutlu bir çifttir.
    Danimarka atasözü
    Kadeh içinde,denizde bogulanlardan çok daha fazla insan bogulmustur.
    Alman atasözü
    Yigit harpte,dost dertte,olgun adam hiddette belli olur.
    Arap atasözü
    Tutkunun bittigi yerde mutluluk baslar.
    Macar atasözü
    Mirasa "nereye gidiyorsun?" demisler"esip yagmaya,sürüp savurmaya"demis.
    Türk atasözü
    Bir dostunuz, yemis bahçesini geziyorsa, dalgin görünmeniz en büyük nezakettir.
    Japon atasözü
    Köpekle yatan pireyle kalkar.
    Ispanyol atasözü
    Dostunuzu sik sik ziyaret ediniz,çünkü üzerinde yürünmeyen yollar diken ve çalilarla kaplidir.
    Hint atasözü
    Bir kere evlenmek ödev, iki kere evlenmek eglence, üç kere evlenmek çilginliktir.
    Hollanda atasözü
    Asilan,hirsiz degil yakalandir.
    Çek atasözü
    Beyaz saç, aklin degil yasin isaretidir.
    Yunan atasözü
    Büyük zekalar birlikte düsünürler.
    Fransiz atasözü
    Sersemler, akillilarin yedi yilda cevaplandiramiyacagi sorulari bir günde sorarlar.
    Ingiliz atasözü
    Uyuyan tilki rüyasinda tavuk görürmüs.
    Rus atasözü
    Borç verirken ya parani, ya dostunu kaybedersin.
    Arnavut atasözü
    Cesur adamin bakisi, korkagin kilicindan daha çok düsman titretir.
    Amerikan atasözü
    Vaadler memleketinde insan açliktan ölür.
    Danimarka atasözü
    Babalar,doganin yarattigi bankerlerdir.
    Fransiz atasözü
    Dagin tepesine hangi yoldan çikarsan çik,manzara aynidir.
    Çin atasözü
    Kabahatini itiraf ederek affini iste;zira bir suçu gizlemek o suçu ikilestirir.
    Arap atasözü
    Kuvvetine güvenerek zayiflari hor görenin kuvveti basina bela olur.
    Hint atasözü
    Gözler kendilerine,kulaklar baskalarina inanirlar.
    Alman atasözü
    Kabul edilen bir yanlışlık kazanılmış bir zaferdir...
    Gascoigne
    Önce kendin gideceğin yolu öğren, sonra öğretmeye kalk...
    Buda
    Sevmeyi bilmeyen, ölmeyi de bilmez...
    Atasözü
    Denizi sev, ama kıyıda dur...
    George Herbert
    En büyük yalancı kimdir? En çok kendinden bahseden...
    Fotonel
    Dürüstlük en iyi siyasettir...
    Japon Atasözü
    Öfke, aptalları akıllı yapar; ama yoksul bırakır...
    Lord Bacon
    Ayakta ölmek diz üstü yasamaktan iyidir...
    Franklin Roosvel
    İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir...
    Montainge
    Aşk mücadelesi değil, mücadele aşki içinde ol...
    Peyami Safa
    Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez...
    Sokrat
    Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar kusur ararız...
    Cenap Sehabettin
    Okuyabilirseniz her insan bir kitaptir...
    W. Ellery Channing
    Kargalar ötmeye baslayinca bülbüller susar...
    Mevlana
    'Para herşeyi yapar' diyen adam para için herşeyi göze alan adamdır...
    Benjamin Franklin
    Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder...
    Gazali
    Bir aile ile bir krallığı yönetme arasında pek büyük bir fark yoktur...
    Montainge
    En büyük zafer insanın kendine hakim olmasıdır...
    Platon
    En büyük bilgelik kendine egemen olabilmektir...
    Eirupides
    İnsanlar her zaman kahraman olamazlar ama her zaman insan olabilirler...
    Benjamin Franklin
    Sevgi her zaman karşılık görür, kin de...
    Dostoyevski
    Gördüklerim beni görmediğim yaratıcının varlığına inanmaya zorluyor...
    Emerson
    İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız ondan hiç bahsetmeyin...
    Balzac
    Kardeşlerimi Allah yarattı, fakat dostlarımı ben buldum...
    Goethe
    Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir...
    Tolstoy
    Söylemek birşey, yapmak da başka birşeydir...
    Montainge
    Çok süslenenlere bakın hepsi de gizlenmek istiyordur...
    Aristo
    İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır....
    Victor Hugo
    Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar da erkeklerin son aşkı olmak isterler...
    Oscar Wilde
     
    August 13

    GÜZEL ÖLÜM

    Güzel Ölüm

    Gönül sevda peşinde
    Gezer dağlar başında
    Biz sana sevdalandık
    Hep onsekiz yaşında
    Güzel ölüm güzel ölüm
    Geç kalma gel güzel ölüm

    Gönüldesin dildesin
    Sazımdasın teldesin
    Sana uzak diyemem
    Ensemdesin yoldasın
    Güzel ölüm güzel ölüm
    Bekletme gel güzel ölüm

    Süleyman dergahısın
    Sevenlerin ahısın
    Sevdalar türkü olur
    Sen türküler şahısın
    Güzel ölüm güzel ölüm
    Çıldırtma gel güzel ölüm

    Ve bir gün
    Sen benim kapımı çaldığında
    güzel ölüm
    El değmemiş sevdalarıma
    Yaşanmamış aşklarıma inat
    Yolumu bekleyen güzele
    O bir çift göze olan
    Delice tutkuma inat
    Sigarasızlığıma parasızlığıma
    Yalnızlığıma
    Unutulmuşluğuma inat

    Gündüzleri sürü misali
    Başkent sokaklarında gezinip
    Geceleri çöplüklerde tüneyerek
    Her önüne gelene
    Kendini 'büyük dava adamı'
    İlan eden aptallara inat

    Silah zoruyla
    'Sanat' yapılabileceğini zanneden
    Kuşbeyinli sersemlere inat
    Telefon efendisi
    Birkaç kravatlı adamla
    Üç beş çoluk çocuğun elinde
    Oyuncak olan
    Yaşantıma inat
    Kırgınlığıma
    Dargınlığıma
    Ve hatta
    Pişmanlığıma inat

    Senden korktuğumu
    Sana dahi belli etmeden güzel ölüm

    Kapımı çaldığında
    Seni de
    Seni de inadına
    Türkü söyleyerek karşılayacağım

    Hoş geldin
    Hoş geldin güzel ölüm
    Hoş geldin Safa geldin

    Ahmet Yılmaz

    August 10

    LİLYUM

     LİLYUM AR55

    HÜZÜNLÜ GÖZLER

     

    KIRMIZI GÜLLER

    Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı.

    Zaten onlarla adaştı

    Kadının adı Gül’ dü...

    Kocasının sevgili Gül’ü

    Her yıl SEVGİLİLER GÜNÜ’ nü kapının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu  kırmızı güllerle kutlardı.

    Hiç aksamadan.

    Hatta, eşini kaybettiği yıl  dahi  kapısı çalınmış,

    O muhteşem kırmızı güller kucağına bırakılmıştı..

    Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük beyaz bir zarf vardı güllerin arasında , ve biliyordu ki o zarfın içinde kocasının yazmış olduğu bir kart olmalıydı.

    Her yıl güllere iliştirdiği karta aynı cümleleri yazardı:

    "Seni geçen sene bugünkünden daha çok seviyorum.."

    Birden, bunların son gülleri olduğunu düşündü..

    Önceden ısmarlanmış olmalıydı..

    Öleceğini nasıl bilebilirdi?..

    Zaten her şeyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi..

    Yumurta kapıya gelmeden..

    Gülleri özenle içeri taşıdı..

    Saplarını kesti,vazoya yerleştirdi..

    Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine gülümseyen

    fotoğrafının yanına koydu.

    Ve bir an gözlerini kapattı,

    Sanki kocasının orada koltuğunda oturup, kendisine gülümsediğini düşündü ve saatlerce eski günlerde olduğu gibi onunla sevişmelerini anımsadı, ne tatlı yumuşak öpüşleri vardı kocasının...

    Ve gözlerini açtı...

    Şimdi kocası o anda elinde kırmızı güllerle birlikte,

    eşikte durup onu seyrediyordu...

    Sevgililer Günü'nü kutluyordu.

    Sonra birden kendine geldi ve aniden içgüdüsel bir davranışla elinde olmadan doğru telefona gitti.

    Çiçekçi dükkanını aradı...

    "Biliyorum" dedi, çiçekçi..

    "Eşinizi geçen yıl kaybettiniz..

    Telefon edeceğinizi de biliyordum...

    Bugün size yolladığım gülleri çok önceden ısmarlamış,

    parasını da ödemişti...

    Hep öyle yapardı, zaten...

    Hiç sansa bırakmazdı...

    Dosyamda talimat var...

    Bu çiçekleri size her yıl yollayacağım.

    Bir de özel kart vardı, kendi el yazısıyla.

    Bilmeniz gerek diye düşünüyorum.

    Ölümünden sonra çiçeklere iliştirmemi istediği kart.

    Onu güllerin arasında bir zarfın içine koymuştum, mutlaka görmüş olmalısınız.

    Gül, hıçkırıklar arasında teşekkür ederek telefonu kapattı.

    Ve biraz önce gelen o muhteşem kırmızı güllerin arasındaki zarfı parmakları titreyerek açtı ve içinden özenle çıkardığı kocasının el yazısı ile yazmış olduğu kartı okumaya başladı.

    Merhaba sevgilim" diye başlıyordu, kart.

    Bir yıldır ayrıyız.

    Umarım senin için çok zor olmamıştır.

    Yalnızlığını ve acılarını hissedebiliyorum.

    Giden sen, kalan ben olsaydım neler çekerdim kim bilir?

    Sevgi paylaşıldığında yaşamın tadına doyum olmuyor.

    Seni kelimelerle anlatılmayacak kadar çok sevdim.

    Harika bir eştin.

    Dostum, sevgilim, benim.

    Sadece bir yıldır ayrıyız.

    Kendini bırakma.

    Ağlarken bile mutlu olmanı istiyorum.

    Onun için bundan sonraki yıllarda güller hep kapımızda olacak.

    Onları kucağına aldığında paylaştığımız

    mutluluğu ve kutsandığımızı düşün.

    Seni hep sevdim.

    Her zaman da seveceğim.

    Ama yaşamalısın.

    Devam etmelisin.

    Lütfen.

    Mutluluğu yeniden yakalamaya çalış.

    Kolay değil, biliyorum ama bir yolunu bulacağına eminim.

    Güller, senin kapıyı açmadığın güne dek gelmeye devam edecek.

    O gün çiçekçi beş ayrı zamanda gelip kapıyı çalacak,

    eve dönüp dönmediğini kontrol edecek.

    Beşinciden sonra emin olarak gülleri ona verdiğim yeni

    adrese getirip seninle yeniden ve ebediyen kavuştuğumuz

    yere bırakacak..

    Seni çok seven ....!!!